Gustave Caillebotte'un en çok bilinen eseri Paris Sokağı: Yağmurlu Gün, uzakta beliren kama şeklindeki binaların önünde serilmiş arnavut kaldırımlı bir sokağı gösterir. Sokakta şemsiyelerinin altında silindir şapkalı adamlar ve uzun etekli kadınlar vardır, hepsi de belli belirsiz gözükmekte ve biraz kafaları karışıktır. Bu Caillebotte resminin başlıca konusudur: Paris'in modernleşmesinin insanına etkisi. Caillebotte resimlerinde yeni köprülere dayanmış adamlar çelik kirişlerde kaybolmuş gibi gözükür. Balkonlarda duran, Haussmann Bulvarı'na bakanlar ise, yukarıda olmalarına rağmen, sokak yüzünden küçücük gözükürler. Caillebotte'nun perspektifidir bu, geniş açılı panoramik görüntüler resimlerini hüzünle gölgeler. Yaklaştırdığı açıları ve sıkışık alanları cesur, etkili, çarpıcı ve tamamen orijinaldir. Kendisi Empresyonist değildir fakat empresyonistlerin ve diğerler sanatçıların yaptıklarını takdir etmiştir. Manet, Monet, Renoir, Sisley, Pissaro ve Cezanne ile yerel kafelerde arkadaş olmuştur. Garnot'ın dediğine göre, Manet'nin Cafe Guerbois'de arkadaş ağırlama adeti vardı. Caillebotte da aynı şeyi yapmaya karar verdi, sanatçıları haftada bir ağırladı. Sadece sanatçı arkadaşlarını yedirip içirmekle de kalmadı, onlara borç da verdi. (Monet'nin stüdyosunun kirasını bir süre ödedi hatta.) En önemlisi, onların eserlerini en yüksek fiyattan aldı. Caillebotte oldukça zengindi, babası Napolyon ordusunun üniformalarını, yataklarını ve diğer materyallerini yaparak servet edinmişti. Gustave bu serveti 26 yaşında miras aldı. Monet, Renoir, Sisley Pisarro ve diğer herkesten yaklaşık 64 eser satın aldı.




Paris Sokağı, Yağmurlu Gün
tuval üzerine yağlıboya • 212.2 cm × 276.2 cm